DİŞ TEDAVİSİ VE/VEYA İMPLANT KORKUSUNU NASIL YENEBİLİRİM?

Diş tedavisinden ya da implant korkusu yaşıyorsanız ya da endişeleriniz varsa aşağıdaki yazıyı okumanızı tavsiye ederiz. Biraz uzun bir yazı:) Hepsini okumak yerine sizinle ilgili bölümleri okuyabilirsiniz.

İmplantlar, diş eksikliği durumlarında en önemli alternatif konumuna gelmiştir. Tek diş eksikliklerinde yandaki dişlerin yontularak protez yapılması gerekliliği ortadan kalmış, çoklu diş eksikliklerinde damak protezin ve uzun köprülerin eksiklikleri karşısında önemli bir alternatif olmuştur. Yeni gelişen teknolojilerle damak protezin bile fonksiyonel yapılamadığı önemli düzeyde kemik erimesi olan kişiler bile sabit dişlere kavuşabilmekte, sağlıklı dişleri varken ki fonksiyonel ve estetik düzeye gelebilmektedir.

Günümüzde implant cerrahisi rutin ve yaygın bir konuma gelse de bu cerrahiye yönelik korku ve endişeler de oldukça fazla görülmektedir. Bu endişelerin büyük bir bölümü yersiz olmakla birlikte bazı endişelerde doğruluk payı da vardır. Çevremizde muhakkak diş tedavilerine yönelik implant daha dahil olmak üzere çeşitli olumsuz örnekler duyuyorsunuzdur. Bu örneklerin önemli kısmının da doğruluk payı da olduğunu kabul etmekte sakınca yok. Ancak unutulmaması gereken nokta genelde iyi yaşanmışlıkların değil olumsuzlukların haber değeri taşıdığı, yazılı ve sözlü ortamlarda dillendirildiğidir.

Diş tedavisi ve implant korkusu nedenleri:

Somut nedeni olmayan dişçi korkusu:

Yükseklik korkusu, kapalı yer korkusu gibi somut nedenler olmadan yaşanan korku oldukça yaygın görülmektedir. Onlarca yıl dönem dönem şiddetli ağrılar çekse de, dişsizlik nedeniyle problemler yaşasa da diş hekimine başvurmamış bir çok hastamız var. Genelde bu kişiler artık yaşantılarını normal bir şekilde sürdüremeyecek durumu geldiklerinde yaşamsal zorunluluktan dolayı bize başvurmakta ve uzun yılların biriken sorunları nedeniyle ağızda önemli problemler bulunmaktadır. Bu şekilde bize başvuran hastaların ise 95%inden fazlası bizde ya da başka bir klinikte tedavilerine başlamaktadır. Psikoloji uzmanı olmamakla birlikte deneyimlerimiz ışığında buradan çıkartacağımız sonuç zorunluluk baş gösterdiğinde korkunun yenilebildiğidir.

Dolayısıyla neden bu korku daha erken bir aşamada yenilemesin? Daha kapsamlı tedavilere gerek kalmadan ve uzun yıllar sorunlar yaşamadan çözüm sizin elinizde. Bu konuda size tavsiyelerimiz:
Diş tedavisi konusunda iyi deneyimleri olan arkadaşlarınızla konuşun. İyi olan örnekler sorulmadıkça söylenmeyebilir. Yakın çevrenizde, iş ortamınızda, aile ortamınızda iyi deneyimi olanları bulun. İnternette sosyal iletişim artık hepimizin hayatının önemli parçası. Yine bu platformlarda sorularınızı sorun, iyi deneyimleri okuyun. Yine unutmayın olumsuz deneyimler daha fazla yazılır. Örnek olarak yaygın olarak kullanılan iyi bir X marka cep telefonunu ele alalım. Bu markada müşteri memnuniyet oranını 95% varsayıp interneti incelediğimizde olumsuz yorumların oranının 5%den çok daha fala olduğunu göreceksiniz. Çünkü mutsuz olan, kızan, memnun olandan daha fazla oranda bu konuları dillendirir.

Korkularınızı kendiniz ve yakın çevreniz yardımı ile yenemiyorsanız psikolojik bir yardım alabilirsiniz. Benim önemli bir psikolojik sorunum yok ki, ruhsal bozukluğum mu var ya da ne gerek var bu nedenle psikoloğa diye düşünmeyin. Dişçi korkusunu yenemediğimiz taktirde yaşayabileceğiniz sorunlar en az diğer psikolojik sorunlar kadar önemlidir.

Dişçiden (diş tedavisinden) korku ile diş kliniğime gitme korkusunu birbirinden ayrıştırın. Dişçi korkusunu ancak klinik ortamında yenebilirsiniz. Kliniğe gitmeniz tedavi olmanız zorunluluğunu getirmemektedir. Hiç kimse sizi zorla koltuğa oturtup, harala gürele tedavinize başlamaz. Rutin bir muayeneden çekinmek için hiç bir neden yoktur. İlk önce röntgeniniz çekilir. Hiç bir ağrı ve sıkıntı yok, maruz kalacağınız radyasyon ise sağlığınızı etkileyecek bir düzeyde değildir. Röntgenden çekinenler için kısa bir not, Türkiye’deki tüm klinik ve muayeneler Türkiye Atom Enerjisi Kurumu tarafından denetlenmektedir. Her bir röntgen cihazı bu kurum tarafından düzenli olarak kontrol edilmekte ve standartları ihlal durumunda ruhsat iptaline kadar gidebilmektedir. Röntgen sonrasında tedavi koltuğuna oturacaksınız ama panik yapmayın. Tedaviniz başlamayacak! Hekim röntgeninizi ve ağzınızı inceleyecek. İğne yok, ağrı yok. Bunu 100% garanti edebiliriz. Sonrasında size neler yapılması gerektiğini anlatacak ve sorularınızı yanıtlayacak. Her tür sorunuzu sormaktan çekinmeyin. Bizce iyi bir hekimin vasıflarından biri, hastanın her tür sorusuna mantık ve gereklilik sorgusu yapmadan detaylı yanıt veren hekimdir.

Size sadece tedavi konusunda iyi olan değil aynı zamanda iletişimde iyi olan bir hekim gerekli. Korkunuzu yenmenizde en önemli faktörlerden biri hekimin sizinle kuracağı iletişim olacaktır. Dolayısıyla randevu için iyi bir klinik ya da hekim ararken sadece tedavi kalitesini araştırmayın, iletişim yönünden gelişkinliği de göz önünde bulundurun. Kötü bir iletişim korkunuzu daha da perçinleyebilir. İlk muayenede dikkat etmeniz gerekenler için ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.

Muayene olduğunuz klinikte ağız sağlığı sizin durumunuzda olan hastaların tedavisini seyretmeyi talep edebilirsiniz. Tedavi aşamasındaki bir hastadan izin alınarak tedaviyi izlemeniz faydalı olabilecektir. Ağrısız, sızısız bir tedaviyi gözlemlemek gerçekten size iyi gelecektir. Lokal anestezi sonrası hastalarımız implant yerleştirilirken bile acı hissetmemektedir. Ayrıca yine hastaların izni alınarak sizinle benzer alanda diş tedavisi gören hastalar ile klinik ortamında ya da telefon ile görüşebilir ve tüm sıkıntılarınızı onlara sorabilirsiniz. Yaşayanından öğrenmek çok daha rahatlatıcı olabilir. Ayrıca klinik ve hekim kalitesini değerlendirmede de bu yol size yardımcı olabilir.

İyi bir klinik, iyi iletişim kurabilen ve durumunuza saygı duyan bir hekim korkunuzu yenmenizi sağlayacaktır.

Bu konuda son söz: Deneyimlerimiz bu yönde korkuları olan hastaların rahatsızlıkları çok ileri boyuta geldiğinde MECBUREN tedaviye başladıkları göstermektedir. Dolayısıyla neden siz rahatsızlıklarınız daha ileri bir boyut kazanmadan bu korkuyu yenemeyesiniz?

İğne korkusu:

Bir çok insan vücudunun neresine olursa olsun iğne yapılmasından çekinmekte ya da korkmaktadır. Diş tedavisinin olmazsa olmazlarından biri de tedavi öncesinde lokal anestezi için vurulan iğnelerdir. Bu korkunun utanılacak bir yeri yoktur. Doğuda komanda olarak askerlik yapmış, göz kırpmadan çatışmalara girmiş hastalarımızdan bile iğneden korkanlar çıkabilmektedir. Tek söyleyeceğimiz iyi ve deneyimli ellerde iğne acısının çok az olacağıdır. Diş kaynaklı yaşadığınız ağrı ve acıların yanında bu acı solda sıfır kalacak anlık ve hafif bir acıdır. Ayrıca yeni teknoloji elektronik iğnelerle hafif acı bile hissedilmemektedir. Bu konuda daha fazla bilgi için bize danışabilirsiniz.

Diş tedavisi sırasında ağrı acı hissetme:

 

Lokal anestezinin amacı tedavi yapılacak bölgenin hissizleştirilmesidir. Hissizleştirilen bölgede ise acı hissetmezsiniz. Dolgu, kanal tedavisi, protez amaçlı dişlerin yontulması, implant yerleştirilmesi gibi tedavilerin hepsi hissizleştirilerek yapılır. Dolayısıyla acı hissetmemelisiniz. Tedavi başladığında acı hissediyorsanız lokal anestezi yeterli düzeyde yapılmamış demektir. Acı hissettiğinizi söylemekten çekinmeyin. Tedavi alanında hissizleşme tam olarak sağlanmalı ki konforlu bir şekilde tedaviniz tamamlansın. Tedaviniz uzun sürüyorsa anestezinin etkisi azalmaya başlayabilir. Bu durumda hekim anesteziyi yenileyebilir. Hafifte olsa acı hissetmeye başladıysanız durumu belirtmekten çekinmeyin. Çünkü yapılan anestezinin etki süresi bünyeden bünyeye değişmektedir. İmplant cerrahisinde bile bir çok hastamız bırakın acıyı implantın ne zaman yerleştirildiğini bile fark etmemektedir.

Klinik ortamında hasta ağlama, haykırma ve bağırmaları duyuyorsanız bunların tamamına yakını çocuk hastaların korku kaynaklı sesleridir. Kliniklerimizdeki gürültü elektrikli çalışma aletlerimizden kaynaklanan seslerden ibarettir:)

Yaşayacağınız sıkıntılar dişçi koltuğunda uzun süre oturmak ve uzun süre ağzınızın açık kalması nedeniyle çene yorgunluğu olacaktır. Bu kadarını da dişlerinize zamanında gerekli özeni göstermemenin ufak bir diyeti olarak kabul edebilirsiniz:)

Belirli tedavilerde, tedavi sonrası ağrı yaşanması son derece doğaldır. Nihayetinde vücudunuzun bir bölümü belirli işlemlere maruz kalmakta ve ilgili bölgede hassaslık ya da bir süre içerisinde iyileşecek bir zedelenme oluşmaktadır. Anestezinin etkisi geçtiğinde yaşanabilecek ağrının düzeyi hastadan hastaya değişmektedir. Nihayetinde ağrı eşiği bünyeden bünyeye farklıdır. Bazı hastalarımız kendi ifadeleri ile implant tedavisinden bile sonra ağrı kesici kullanmayı gerektirecek kadar ağrı hissetmediklerini söylemektedir. Yaşanabilecek bu ağrı sizin daha önce diş kaynaklı çektiğiniz ağrılardan fazla olmayacak ve bir kaç gün içerisinde azalarak geçecektir. Ayrıca hekiminizin size vereceği ağrı kesiciler bu ağrıları dindirecek ya da önemli ölçüde baskılayacaktır. Daha fazla bilgi için tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenler bölümünü okuyabilirsiniz.

İmplant cerrahisinden çekinme:

 

İmplant cerrahisine yönelik korku ve endişeler diğer diş tedavilerine göre çok daha fazla ve yaygındır. Adı üstünde cerrahi işlem yani bir ameliyat yapılmakta ve vücuda vida gibi yabancı bir cisim yerleştirilmektedir. Endişe etmekte 100% haklısınız. İmplant önemli bir cerrahi işlemdir, implant korkusu yaşamanız normaldir ancak korkmanıza gerek yok. Donanımlı kliniklerde ve deneyimli ellerde başarı oranı 95%in ve hatta 98%in üzerindedir. 100% başarı vaat eden varsa temkinli olmanızı öneririz.

İmplant cerrahisinde başarısızlıkta en fazla yaşanan iki unsur yerleştirilen implantın kemikle kaynaşmaması ya da implant yerleştirilen bölgede enfeksiyon oluşumu sonrası implantın başarısız olmasıdır. Bunun dışındaki riskler donanımlı ve deneyimli yerlerde çok çok az görülmektedir. İmplantın kemikle kaynaşmaması durumu yanlış tedavi planlaması, eksik tedavi, kemiğin çok yetersiz olduğu bölgede uygulama ya da hastanın implant sonrası ağız sağlığına yeterince dikkat etmemesi nedenlerinden kaynaklanır. Bu durumda implant yerinden çıkartılmakta ve o bölgede gerekli tedavi ve güçlendirme işlemleri uygulandıktan sonra implant yeniden yerleştirilmektedir. İmplant yerleştirilemeyecek durumlarda ise protez çözümlerine gidilmektedir. Yine aynı nedenlerle implant yerleştirilen bölgede enfeksiyon oluşursa erken teşhiste implant kaybı olmadan enfeksiyon tedavi edilebilir. Aksi durumda implant çıkartılarak ilgili bölgedeki enfeksiyon tedavi edilir ve bu alana implant yeniden uygulanabilir.

İmplant tüm dünyada dişsizlikte önerilen en etkili ve en yaygın yöntemdir. Milyonlarca insana bu yöntem başarıyla uygulanmakta ve yüksek oranda başarı sağlamaktadır. İmplantın avantajları düşünüldüğünde risk çok düşük düzeyde kalmaktadır. İmplantın avantajlarını implant tedavisi sayfamızda okuyabilirsiniz. Karar size ait.

İmplant tedavisinde ikinci büyük korku yaşanabilecek ağrı ve acılardır. Çene kemiğinize titanyumdan bir vida yerleştiriliyor. Vücudunuzun her hangi bir uzvuna çok büyük bir çivinin çekiçle çakıldığını düşünebilirsiniz. Dramatik bir durum. Hiç korkmayın! Lokal anestesi sonrası implant yerleştirilirken acı duymayacaksınız. Buna kimi durumlarda gerekli olan sinus kaldırma ve ileri kemik cerrahi işlemleri de dahil. Tak tuk diye sesler duyabilirsiniz ama acı duymayacaksınız. Bu konuda çok rahat konuşuyoruz çünkü binlerce hastaya implant uyguladık. Hastalarımızın bir bölümü implantın ne zaman yerleştirildiğini bile anlamıyor. Düşünün yıllarca dolgu yaptırmaktan bile korktuğu içim dişçiye gitmemiş ve bu nedenle büyük korkularla da olsa mecburiyetten bize gelmiş hastalarımız var. Tedavi sonrası bu hastalarımızın tamamına yakını bu güne kadar boşuna bunca sıkıntıları çekmişiz diyor ve implant yerleştirilirken bir sıkıntı yaşamadıklarını belirtiyorlar. Yine de siz bize tam güvenmeyin. Bize ya da güvendiğiniz bir kliniğe uğrayın. İzin alarak bir kaç cerrahi tedaviyi izleyin. Yetinmeyin sonrasında hastalarla konuşun. Hiç bir şey kaybetmezsiniz.

İmplant tedavisi sonrası ağrım olur mu diye sorsanız evet olabilir. Nihayetinde kemiğinize “çivi” çaktık:) Anestesi etkisi geçtiğinde ağrı hissetmeniz son derece doğal. Ancak bu acı geçici olacak ve iki üç gün içerisinde. Hekiminizin önereceği ağrı kesiciler bu acı baskılanacak ve çok da acı çekmeyeceksiniz. Çektiğiniz bir çok acıya göre daha az ve kısa sürede geçecek acı sonrası sağlıklı ve doğal görünümlü diş ya da dişlere kavuşabileceksiniz.

Özellikle sinüs kaldırma ve ileri kemik cerrahi işlemleri uygulandığı durumda yüzde şişlik ve morluk kimi hastalarda görülebilmektedir. Bu durumda geçicidir ve bir hafta içimde yavaş yavaş ortadan kalkacaktır.

Özetle, donanımlı bir merkezde ve deneyimli ellerde az bir sıkıntı ile fonksiyonel dişlere ve sağlıklı bir ağıza kavuşma ihtimaliniz yüksek.

Yaşadığınız olumsuz deneyimlerden ötürü yeni bir yerde aynı şeyleri yaşamaktan mı korkuyorsunuz?

Daha önce olumsuz deneyimler yaşamış olabilirsiniz. Genelde yaşanan olumsuz örnekler, tedavinin başarısız olması, hekim ile kötü bir iletişim, tedavi fiyatı konusunda yaşanan problemler ve tedavi sonrası verilen desteğin iyi olmamasıdır. Maalesef hiç bir sektörde 100% kalite bulunmaktadır. Reel hayatta mükemmeli yakalamakta mümkün değildir. Ancak bu konuda karamsar olmamalısınız. Kendimiz konusunda bir değerlendirme yapmamız uygun olmaz. Ancak sağlık sektöründe işini ciddiyetle ve iyi bir şekilde yapan bizim dışımızda bir çok klinik ve diş hekimi var. Beklentilerinizi karşılayacak klinikleri ve hekimleri bulma konusunda görev size düşüyor. Nasıl ev alırken araba alırken çok düşünüyor ve araştırıyorsunuz sağlığınızla ilgili bir alanda da böyle olmalısınız.

Arkadaşlarınıza sorun, internette araştırın ve kendi alternatiflerinizi kendiniz belirleyin. Kontrol randevusu alın. Sonrasında gözleminizi siz yapın. İçinize iyice sinmeyen bir yerde tedaviye başlamak zorunda değilsiniz.

Size yeterli bir süre randevu ayarlanmasını sağlayın. Bırakın hekim sonrasında size neler yapılması gerektiğini detaylı bir şekilde anlatsın. Sonrasında tedavi planına yönelik anlamadığınız tüm hususları sorun. Aklınıza gelen hiç bir soruyu sormaktan çekinmeyin. Sözel kafanıza oturmadı mı hekimin ekrandan göstermesini isteyin. Hekimin bu alandaki deneyimini, klinik hijyenini hem gözlemleyin hem de rahatça sorun. Kullanılan teknolojik yöntemler ve faydalarını öğrenin. Kliniğin hijyenini sorgulayın. Hepsinden önemlisi tedavide olumsuzluklar yaşanırsa (100% başarı diye bir şey yoktur), beklentileriniz karşılanmazsa ne olacağını, tedavi sonrası desteği sorun. Sorun da sorun. Sormadan incelemeden size uygun bir yer olup olmadığını nereden bileceksiniz. Bu şekilde mutlaka beklentilerinize uygun yerler bulacaksınız. Emin değilseniz kimse sizi zorla tedaviye başlatamaz. Rahat olun.

Çok yaşadığımız durumlardan biri hastanın hekime hekimle ilgili yaşadığı sıkıntıları açıkça söyleyememesidir. Çok kolay çözülebilecek sorunlar ya da yanlış anlamalar bu iletişimsizlik nedeniyle çözülememektedir. Hastada hekime karşı bir çekinme duygusu oluşabilmektedir. Ayrıca hekimi eleştirirsem tedavimi iyi yapmaz kaygısı oluşabilmektedir. Böyle bir şey mümkün olmamalıdır. Eskinin otoriter, hastasını azarlayabilen ya da tersleyebilen hekim profili değişmeye başladı ve tamamen değişmek zorunda. İyi bir hekim tedavi kalitesi kadar iletişim kalitesine de özen göstermelidir. Tedavilerin başarısız olmasındaki en büyük etmenlerden biri de hekimle hasta arasında rahat, doğal ve sıcak bir iletişimin yakalanamamasıdır.