Gülüş Dizaynı kriterler şöyledir:

Yatay Hizalama

İdeal bir gülümsemede çoğu zaman, göz bebeklerinden geçen hat ile dişlerin ortasından geçen hat birbirine paraleldir.

Simetri

Ön kesici dişlerin şekil ve boyutlarındaki uyumsuzluk kolayca farkedildiği için simetri çok önemlidir. Bu bakımdan yüz hatlarının imkan verdiği ölçüde simetrinin sağlanması gülüşe fazladan bir çekicilik katar.

Gülüş Hattı

Ön dişlerin kesici uçlarını birleştirecek şekilde çizilen eğri alt dudağın eğriliği ile aynı olmalıdır. bu çizgilerdeki uyum ne kadar sağlanırsa kişi o oranda genç ve çekici bir gülüşe sahip olacaktır.

Dişeti Hattı

Gülümsediğinizde görünen dişeti hattı, üst dudak çizgisine paralel olmalıdır. Dişeti hattı, tıpkı güzel bir tabloyu çevreleyen çerçeve gibidir. Gülüşünüze anlam katar.

Dairesel hat

Üst dişlerin kesici uçları gülümsediğinizde önden arkaya doğru dairesel bir hatta sıralanıyor gibi olmalıdır, diş hekimliğinde spee eğrisi denilen bu hat gülümsemeyi oldukça estetik kılar.

Gülüş Genişliği

Estetik bir gülüş için gülümseme hattı içinde arkadaki dişlerinde belli oranlarda görünmesi sağlanmalıdır. Bu sağlanmazsa ağız köşelerindeki karanlık alanlar hoş bir görüntü oluşturmaz.

Embraşurlar

Embraşur diye adlandırılan alanlar, dişlerin uçları arasındaki doğal ve üçgenimsi boşluklardır. Estetik ve ideal bir gülüş için, embraşurların boyutları ön dişlerden arka dişlere doğru artmalıdır.

Altın Oranlar

Görünür bölgedeki üst kesici dişlerin genişlik ve yükseklikleri sırasıyla, yüzün genişlik ve yüksekliğinin 1/16’sı olmalıdır. Estetik bir gülümseme için dişler de bu kurala uymalıdır. Örneğin ön keser dişler ile yan keser dişlerin genişlikleri arasındaki oran, veya köpek dişleri ile yan keserlerin genişlikleri arasındaki oran altın oranına uygun şekilde olmalıdır. (Altın oran hesaplamaları için bakınız http://goldennumber.net/face.htm

Diş Oranı

Ön iki dişin genişliklerinin yüksekliklerine oranları yine altın orana uymalıdır ki yeterli estetik görünüm elde edilebilsin. (bkz. http://goldennumber.net/face.htm

Dişlerdeki renk ve şeffaflık

Dişler hiçbir zaman tek bir renkten oluşmaz. Doğal diş rengi de tek bir renkten oluşmadığı gibi saf beyaz renkte değildir. Dişlerin doğal yapısında dentin ve mine renkleri farklı farklıdır. Ayrıca bu farklılık dişin kesici ucu ile diş etine yakın kısmı arasında da farklıdır. Dahası dişlerin rengini oluşturan önemli etmenlerden biri ışık yansıması ve ışık emilimidir, bir dişin diş etine yakın kısmındaki ışık geçirgenliği ile kesici uca yakın kısmındaki ışık geçirgenliği aynı değildir. dişin rengi ve şeffaflığı bölgelere göre değişir.

Bir dişin gövdesini üç bölgede incelersek 1-dişin diş etine yakın bölgesi: En parlak ve beyaz gülüşlerde bile sarımsı ve opaktır, ışık geçirgenliği oldukça azdır. 2-dişin orta bölgesi: Daha az sarımsı, ¼ oranında şeffaf, ışık geçirgenliği diş etine yakın bölgeye göre daha fazladır. 3-Dişin kesici uç bölgesi: genelde ½ oranında şeffaf, ışıksız ortanda diğer iki bölgeye göre daha beyaz fakat ışıklı ortamda ışık geçirgenliği yüksek olduğu için grimsidir, ışığın yeterli olduğu bir ortamda dişin uç kısmının grimsi görünmesinin sebebi yeterince şeffaf olan bu bölgeye agız içindeki karanlık alanın yansıması sonucundadır.

Doğal bir dişteki renk ve şeffaflık farklılıklarının bu denli karmaşık olması, estetik diş hekimliğinde bu konuya çok ayrıntılı bir şekilde yaklaşmamız gerektiğini bize gösterir. Nitekim dişe/dişlere full seramikten estetik bir kaplama yapıldığı vakit kişinin estetik ve doğal diş rengini tutturabilmek gerekir. Bunun içinde gün ışıgında ayrıntılı renk ve şeffaflık analizi yapmak, kompleks renk haritası çıkarmak başarı için esastır.