Hepimiz hoş, güzel, estetik bir gülümsemeye sahip olmak isteriz doğal olarak.

Karşımızdaki kişinin güzel bir gülüşe sahip olması hoşumuza gider. O kişi hakkında sıcak hisler duyumsamamızı sağlar. Araştırmalar gösteriyor ki konuşma ve gülme sırasında farketmeden karşımızdaki kişinin dişlerine odaklanırız. Ahenksiz bir gülümsemede bilinçaltımız bunun sebebini aramaya başlar. Kötü bir görüntü o kişi hakkında negatif duygular beslememize yol açar.Ahenkli bir gülümseme ise iletişimimizin başarısı için avantaj sağlar.

Ama daha önemlisi güzel bir gülümsemeye sahip olan kişinin kendisini çok daha rahat hissetmesidir. Yine araştırmalar gösteriyor ki estetik güzel gülümsemeye sahip olduğunu düşünen kişiler kendilerine daha çok güveniyor, ve kendilerini daha rahat hissediyor, ağız ve dudak hareketlerinde kaslarını daha rahat kullanıyorlar,

Kendilerinden daha emin oluyor ve kendilerini daha iyi ifade ediyorlar, bu kişiler daha sosyal, aktif ve başarılı oluyorlar.

 

Gülümseme ile ilgili estetik kaygılar taşıyan kişilerde ise bir takım fonksiyon ve fonetik(konuşma) sorunlarla beraber;

Konuşma ve gülme sırasında, karşıdaki kişinin gözlerinin kendi ağız ve dişlerine odaklandığını düşünerek yeterince rahat olamıyor, bununla beraber ağız ve dudak kaslarını yeterince rahat bırakamıyorlar,

Bu kişiler gülmemek için çaba gösteriyor ya da gülerken dudaklarını kapatarak gülmeye çalışıyorlar,

 

Bu durumun sürekli hale gelmesi ile beraber dudak ve çevresinde istenmeyen çizgilerin oluşması, dikkat kaybı, kendine güvenememe, hepsinin birleşmesi ile bir takım psikolojik sıkıntıların ortaya çıkması olasılığı oldukça yüksek oluyor.