Zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalarda farklı farklı kalitelerden söz edebilir miyiz?

Zirkonyum Çeşitleri – Türleri – Kalitesi

Diş hekimliğinde kullanılan zikonyum malzemesi tektir. Ve doğadan elde edilen saf bir malzemedir.

Fakat tıpkı porselenlerde olduğu gibi çeşitli markalar diş piyasasında mevcuttur. Markalara göre zirkonyum ayrımına gitmek doğru değildir. Ancak diş hekiminin ve teknisyenin piyasada güvenirliği kanıtlanmış bir marka tercih etmesi gerekir ki daha sonradan bir takım sıkıntılar yaşanmasın..

Zirkonyum  Türleri Yapılışına Göre İkiye Ayrılır

Bunun haricinde esas olarak zirkonyumlar yapılışına göre ikiye ayrılır.

  1. Kendinden sinterlenmiş (kendinden sertleştirilerek kazınmaya hazır hale getirilmiş) zirkonyum kalıpları
  2. Daha yumuşak halde kalıplanıp yarı sinterlenmiş, kazınıp hazırlandıktan sonra % 100 sinterlenen (ağızda kullanılabilecek kadar sertleştirilen) zirkonyumlar.
  3. Zirkonyum yapımında iki yöntemde de cad-cam dediğimiz bu konuda özelleştirilmiş bilgisayar sistemli cihazlardan faydalanılır.

Zirkonyum Kalitesi

Zirkonyumun dayanıklılığını, çiğneme kuvvetlerine karşı stabilitesini ve direncini (dolayısıyla kalitesini) belirleyen esas etmen, yukarıda bahsini ettiğimiz iki ayrı yöntemden hangisinin kullanıldığı ile ilgilidir.

Birinci yöntemle yani kendinden sinterlenmiş-sertleştirilerek elde edilmiş zirkonyumlar her bakımdan ikinci yönteme göre daha üstündürler. Bu yöntemde hata payı daha düşük olmakla beraber direnç, taşıma katsayısı ve stabilite çok daha iyidir.

Diş hekimi daha maliyetli bir yöntem olsa da, mümkünse tüm zirkonyum alt yapılarında bu yöntemle elde edilen zirkonyum kalıbını tercih etmelidir. Neden?

Çünkü her şeyden önce, kendinden sinterlenmiş yöntemle hazırlanmış bir zirkonyum alt yapısı, metal alt yapılı porselen kuron ve köprüler kadar dayanıklı ve sorunsuzdur. Diğer yöntemde ise aynı dayanıklılık mümkün değildir, daha yumuşak kalıpların aşındırılıp ağza uygun hale getirilmesinden sonra sertleştirme işleminin yapıldığı zirkonyum yönteminde çiğneme kuvvetlerine karşı olan dayanma kapasitesi sınırlıdır. Araştırmalar göstermiştir ki sonradan sinterleme yöntemi ile elde edilen zirkonyumlarda erken-orta ve geç dönemlerde çeşitli dayanıklılık problemleri yaşanmaktadır.

Bunun haricinde çeşitli durum ve vakalarda yeterli sağlamlık ve stabilite istiyorsak, zaten kendinden sinterli zirkonyum kalıplarını tercih etmek zorundayızdır, bu durumlar  :

  • Diş kaybı varsa ve zirkonyum altyapı bu diş kaybı olan boşuğu taşıması gereken bir köprü olacaksa, yani tüm zirkonyum alt yapılı köprülerde;
  • Ağız içi çiğneme kuvvetlerinin en çok olduğu 1. ve 2. büyük azıya zirkonyum kaplama düşünülüyorsa;
  • Kişide diş gıcırdatma-diş sıkma gibi alışkanlıklar mevcutsa, ön veya arka diş ayrımı gözetmeksizin;
  • Yine ön veya arka diş ayrımı gözetmeksizin örtülü kapanış olan ve dişlere aşırı kuvvet geleceğini düşündüğümüz vakalarda;
  • Dikey boyut düşürmesi yapacağımız, bu yüzden dişlere gelen çiğneme basıncının, normal- alışılagelen değerlerin üstüne çıkacağı vakalarda.

Bu vakalarda doğrudan sinterlenmiş ve sertleştirilmiş zirkonyum alt yapı tercih edilmez ise, orta ve uzun vadede yapılmış olan kaplamalarda kırılma , porselen atması, çatlama gibi sorun ve sonuçlarla karşılaşılması çok muhtemeldir.

Kendinden sinterlenmiş zirkonyum tercihi ilk etapta daha maliyetli ve pahalı bir tercih gibi görünse de, bu yöntemle hazırlanmış zirkonyum alt yapısının çok uzun yıllar boyunca ispatlanmış başarısı düşünüldüğünde, toplam kalite ve verim açısından hekimler ve hastalar daha fazla tercih etmelidir.

 

 

 

Sonradan sinterlenmek üzere hazırlanmış zirkonyum kalıp yöntemi ise, yukarıda sıraladığımız durumların dışındaki tek kuron vakalarında, daha ekonomik olmaları ve preslenmiş seramik alt yapılara oranla daha dayanıklı olmaları bakımından özellikle ön bölgelerde güvenle  zirkonyum tercih edilebilir ve uygulanabilirler..